K

KpssAsistanım

KPSS Hazırlık Platformu

KPSS / Türkçe

Anlatım Bozuklukları

KPSS Türkçe için yayındaki konu özeti, test girişi ve çalışma kağıdı akışı bu sayfada bir arada.

Konu özeti

Temeli netleştir, sonra teste geç

PDF \u0130ndir (Premium)

KPSS TÜRKÇE: ANLATIM BOZUKLUKLARI MASTER CLASS

"25 Yıllık Tecrübe, ÖSYM Mutfağından Gelen Bilgiyle"

Selam geleceğin memuru, hoş geldin! Ben, yirmi beş yılını Türkçe ve ÖSYM sınav sistemine adamış, o çok sevdiğin ve yeri geldiğinde üzerinde saatlerce kafa yorduğun hazırlık kitaplarının mutfağında baş editörlük yapan hocan. Bugün seninle KPSS'nin en çok "can yakan" ama mantığını kavradığında "net deposu" olan konusunu, Anlatım Bozukluklarını işleyeceğiz.

Bu konu, sadece bir dil bilgisi konusu değildir; bu konu bir mantık, dikkat ve estetik konusudur. ÖSYM son yıllarda bu konuyu doğrudan sormayı biraz azaltsa da, seçeneklerin içine öyle bir gizliyor ki, bilmeyen öğrenciyi eleyip geçiyor. Cümle türleri sorularının, paragrafta yapı testlerinin hatta noktalama işaretleri bölümlerinin bile içine anlatım kusurlarını serpiştiriyorlar. Bu dev rehberde, sana sadece kuralları değil, sınav anında o stresi yönetirken beyninin nasıl çalışması gerektiğini de anlatacağım. Arkana yaslan, bu metin bittiğinde anlatım bozuklukları senin için bir korkulu rüya değil, rakiplerine fark atacağın bir silah olacak.

📊 KPSS SON 5 YIL TREND TABLOSU (2020-2024)

Yıl Soru Sayısı Ağırlıklı Bölüm Zorluk Seviyesi
2020 1 Anlamsal Bozukluk (Gereksiz Sözcük) Orta
2021 1 Yapısal (Özne-Yüklem Uyumu) Zor
2022 0 Şıklarda Dağıtılmış (Dil Bilgisi Karma) Orta
2023 1 Anlamsal (Yanlış Sözcük Kullanımı) Kolay
2024 1 Yapısal (Ek Hataları ve Öge Eksikliği) Orta

BÖLÜM A: ANLAMSAL BOZUKLUKLAR

Anlamsal bozukluklar, cümlenin mantığıyla ve kelimelerin ruhuyla ilgilidir. Dil bilgisi kurallarına uysa bile, zihnimizde bir şeylerin "çatırdamasıdır." Bu bölümde cümlenin duruluğunu, açıklığını ve doğruluğunu bozan unsurları detaylıca inceleyeceğiz.

1. Gereksiz Sözcük Kullanımı

Bir cümlede aynı anlamı karşılayan iki sözcüğün bulunması veya bir sözcüğün anlamının zaten başka bir sözcükte ya da ekte bulunması durumudur. Bu durum Türkçenin "duruluk" ilkesine aykırıdır. Bir cümleden bir kelimeyi çıkardığınızda anlamda bir bozulma veya daralma olmuyorsa, o kelime kesinlikle gereksizdir. Türkçede tasarruf esastır. Örneğin "Onunla görüştü, konuştu" cümlesinde görüşmek ve konuşmak bağlam içinde aynı anlamı verdiği için tekrara düşülmüştür, bu bir anlatım bozukluğudur. Benzer şekilde "Geri iade etti" kullanımı tamamen yanlıştır, doğrusu "İade etti" olmalıdır çünkü iade eylemi zaten geriye doğru yapılan bir işlemdir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından, başarılı olan öğrencilerin sevinçleri yüzlerinden okunuyordu, adeta mutluluktan havalara uçuyorlardı." cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Özne-yüklem uyumsuzluğu
  • B) Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması
  • C) Gereksiz sözcük kullanımı
  • D) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
  • E) Mantık ve sıralama hatası

Cevap: C

Çözüm: Cümlede geçen "sevinçleri yüzlerinden okunuyordu" ve "mutluluktan havalara uçuyorlardı" ifadeleri aynı anlama gelmektedir. İki deyimin aynı duyguyu vermek için peş peşe kullanılması duruluğu bozar, gereksiz sözcük kullanımına girer.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

  • A) O kadar yorgundum ki eve gider gitmez uyudum.
  • B) Yıllar sonra onunla karşılıklı görüşmek beni çok heyecanlandırdı.
  • C) Bu zorlu süreçte bize destek olan herkese teşekkür ederim.
  • D) Şehrin gürültüsünden uzak, sakin bir kasabaya yerleşmek istiyordu.
  • E) Yarın akşamki toplantıya kimlerin katılacağı henüz belli olmadı.

Cevap: B

Çözüm: "Görüşmek" eylemi yapısı gereği zaten "karşılıklı" yapılan bir eylemdir. "Karşılıklı" kelimesinin kullanımı gereksizdir.

🎓 USTA HOCA İPUCU

ÖSYM komisyonu gereksiz sözcük sorularında en çok gizli anlam barındıran Arapça-Farsça kökenli kelimelerle Türkçe karşılıklarını aynı cümlede vermeyi sever. "Mevcut olanaklar" (olanak zaten mevcuttur), "henüz daha", "yaklaşık iki yıla yakın" gibi kalıplar sürekli şıklarda döner. Özellikle "hiçbir kimse" tuzağına çok düşülür; "hiçbir kimse" demek yanlıştır, doğrusu "hiç kimse" olmalıdır. Adaylar genelde uzun ve karmaşık cümlelerde bu basit tekrarları gözden kaçırır, sen kaçırma! Ayrıca, "aynen olduğu gibi", "boş yere beyhude", "kendi kendine bizzat" gibi ifadeler de sıkça karşımıza çıkar. Kelimeyi cümleden attığında anlam "daralmıyorsa" o kelime fazlalıktır.


2. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanımı

Kelimelerin anlam inceliklerine dikkat edilmemesi, yazılışı veya okunuşu birbirine yakın olan ama tamamen farklı kavramları karşılayan kelimelerin karıştırılmasıdır. Bu hata genellikle ses benzerliğinden veya kavramsal yakınlıktan kaynaklanır. Sınav heyecanıyla en kolay gözden kaçan bozukluk tipidir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Son yıllarda ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanmalar, temel gıda maddelerinin ücretlerinin artmasına neden oldu." cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl giderilebilir?

  • A) "dalgalanmalar" yerine "krizler" getirilerek
  • B) "neden oldu" yerine "yol açtı" getirilerek
  • C) "ücretlerinin" yerine "fiyatlarının" getirilerek
  • D) "yaşanan" sözcüğü cümleden çıkarılarak
  • E) "artmasına" yerine "yükselmesine" getirilerek

Cevap: C

Çözüm: Maddelerin ve malların "fiyatı" olur; emeğin ve hizmetin ise "ücreti" olur. Gıda maddesi bir mal olduğu için "fiyatlarının" denmesi gerekir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

  • A) Yazarın kendine özgü üslubu, okuyucuyu ilk sayfadan itibaren sarıyor.
  • B) Bu bölgeye ektiğimiz çam fidanları birkaç yıl içinde ormana dönüşecek.
  • C) Projenin başarısız olmasında onun da önemli bir payı vardı.
  • D) Yeni taşındığımız evin odaları oldukça geniş ve ferahtı.
  • E) Beklenmedik bir anda karşımıza çıkan bu sorun hepimizi üzdü.

Cevap: B

Çözüm: Tohum "ekilir", ancak fidan veya ağaç "dikilir". "Ektiğimiz fidanlar" ifadesi sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasına örnektir.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Sınavda karşına "sayesinde" kelimesi çıkarsa hemen cümlenin sonuna bak! "Sayesinde" kelimesi daima olumlu durumlar için kullanılır. Eğer cümlenin sonu "kaza yaptı", "sınıfta kaldı", "hastalandı" gibi olumsuz bir yargıyla bitiyorsa orada "sayesinde" kullanılamaz; "yüzünden" veya "nedeniyle" kullanılmalıdır. ÖSYM bu zıtlığı kullanarak senin kelime dağarcığının inceliğini ölçer. Aynı şekilde "azımsamak" (miktar için) ve "küçümsemek" (değer/insan için) ayrımını da şıklara sıkça saklarlar. "Çoğalmak" ile "büyümek" farkına da dikkat: "Öğrenci sayısı kalabalıklaştı" değil, "arttı" denir.


3. Anlam Belirsizliği

Cümlede neyin veya kimin kastedildiğinin tam olarak anlaşılamaması durumudur. Bu bozukluk genellikle "tamlayan (zamir) eksikliği" veya noktalama işaretlerinin (özellikle virgül) yanlış ya da eksik kullanılmasından kaynaklanır. Açıklık ilkesine doğrudan aykırıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Okula gitmediğini bugün tesadüfen öğrendim." cümlesinde bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluğun benzeri aşağıdakilerin hangisinde bulunmaktadır?

  • A) Yaralı adama yaşlı gözlerle uzun uzun baktı.
  • B) Herkes kendi üzerine düşen görevi layıkıyla yapmalıdır.
  • C) Dün akşam kardeşini parkta arkadaşlarıyla oynarken gördüm.
  • D) Kitaptaki bazı soruların cevapları anahtarla uyuşmuyordu.
  • E) Şehrin altyapı sorunları nihayet çözüme kavuşturuldu.

Cevap: C

Çözüm: Öncül cümlede "Senin okula gitmediğini" mi yoksa "Onun okula gitmediğini" mi belli değildir. C seçeneğinde de "Senin kardeşini" mi "Onun kardeşini" mi belli olmadığı için anlam belirsizliği (zamir eksikliği) vardır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: "Genç doktorun anlattıklarını büyük bir dikkatle dinliyordu." cümlesindeki anlam belirsizliğini gidermek için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?

  • A) "Genç" sözcüğünden sonra virgül (,) konulmalıdır.
  • B) "büyük bir" sözcükleri cümleden çıkarılmalıdır.
  • C) "dinliyordu" yerine "dinledi" getirilmelidir.
  • D) "doktorun" sözcüğü "hekimi" yapılmalıdır.
  • E) "anlattıklarını" sözcüğünden sonra noktalı virgül (;) konulmalıdır.

Cevap: A

Çözüm: Virgül konulmadığında "genç olan bir doktor" anlamı mı çıkıyor, yoksa "genç birisinin doktoru dinlediği" anlamı mı çıkıyor belli değildir. Virgül eksikliği anlam belirsizliğine yol açmıştır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Bir cümleyi okuduğunda zihninde iki farklı sahne canlanıyorsa orada kesinlikle anlam belirsizliği vardır. ÖSYM özellikle iyelik ekleriyle oynar. Sınavda bir cümlenin başına zihninden hem "Senin" hem de "Onun" kelimelerini getirdiğinde ikisi de anlamsal olarak cümleye oturuyorsa, hiç düşünmeden anlam belirsizliğini işaretle. Bu taktik seni saniyeler içinde doğru cevaba ulaştıracaktır. Ayrıca, "Bebek arabasını sürüyordu" gibi cümlelerde bebek mi arabayı sürüyor yoksa birisi bebek arabasını mı sürüyor karmaşasına dikkat edin.


4. Mantık ve Sıralama Hatası

Cümlede ifade edilen olayların, durumların veya kavramların önem sırasının karıştırılması veya hayatın doğal akışına, akla ve mantığa tamamen aykırı bir şekilde sunulmasıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Bırakın patates doğramayı, o harika zeytinyağlı yemekler bile yapamaz." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?

  • A) Eylemlerin birbiriyle çelişmesinden
  • B) Mantık ve sıralama hatası yapılmasından
  • C) Gereksiz sözcük kullanılmasından
  • D) Yüklemin olumsuz olmasından
  • E) Dolaylı tümleç eksikliğinden

Cevap: B

Çözüm: "Bırakın..." kalıbında, önce basit olan eylem, sonra zor olan eylem söylenmelidir. Zeytinyağlı yemek yapmak patates doğramaktan daha zordur. Doğrusu "Bırakın yemek yapmayı, patates bile doğrayamaz." olmalıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mantıksal bir tutarsızlık vardır?

  • A) İlk kez düzenlenen festivalde, katılımın geçen yıla göre yüzde elli arttığı açıklandı.
  • B) Yoğun kar yağışı nedeniyle köy yolları ulaşıma tamamen kapandı.
  • C) Kazada yaralananlar derhal en yakın hastanelere sevk edildi.
  • D) Uzun süren kuraklık tarım rekoltesinde ciddi düşüşlere neden oldu.
  • E) Yeni alınan kararlar dünkü toplantıda tüm personele duyuruldu.

Cevap: A

Çözüm: "İlk kez" düzenlenen bir festivalin "geçen yıla göre" artış göstermesi mantıken imkansızdır. Geçen yıl festival yapılmamıştır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

"Hatta", "bırakın", "değil" kelimeleri bu başlığın kilit sözcükleridir. ÖSYM, cümlenin içine bir tehlike veya eylem sıralaması koyar. Örneğin "Kazada ölmek hatta yaralanmak işten bile değildi" der. Ölmek daha büyük bir felakettir, sonda söylenmesi gerekir. Sınavda şıklarda bir derecelendirme (azdan çoğa, basitten zora) görüyorsan, o sıralamanın mantıklı olup olmadığını mutlaka kontrol et. "Yarınki sınavda tüm öğrencilere başarılar, öğretmenlere de kolaylıklar dilerim" cümlesi gibi masum görünen yapıların mantık süzgecinden geçip geçmediğine bak.


5. Çelişen Sözcüklerin Kullanılması

Cümlede anlamca birbirine ters düşen, biri kesinlik diğeri ihtimal/yaklaşıklık bildiren kelimelerin veya eklerin aynı yargı içinde bir arada kullanılmasıdır. Okuyucu veya dinleyici hangi ifadeye inanacağını şaşırır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Eminim ki bu konuyu o da daha önce düşünmüş olmalı." cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni nedir?

  • A) Özne eksikliği
  • B) Nesne eksikliği
  • C) Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması
  • D) Yanlış bağlaç kullanımı
  • E) Gereksiz sözcük kullanımı

Cevap: C

Çözüm: "Eminim ki" ifadesi kesinlik bildirirken, "olmalı" sözcüğü ihtimal ve olasılık bildirir. İkisi aynı cümlede bulunamaz.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdakilerin hangisinde çelişen sözcüklerin bir arada kullanılmasından doğan bir bozukluk vardır?

  • A) Tam üç yıla yakın bir zamandır bu projeyi bitirmek için uğraşıyoruz.
  • B) Sabahları erkenden kalkar, mutlaka yürüyüşe çıkar.
  • C) Bu konu hakkında hiçbir bilgim olmadığını özellikle belirtmek isterim.
  • D) Belki de yaşananların sorumlusu olarak kendini görüyordu.
  • E) Kesinlikle bu sınavdan iyi bir puan alacağına inanıyorum.

Cevap: A

Çözüm: "Tam" kelimesi kesinlik ve netlik bildirirken, "üç yıla yakın" ifadesi yaklaşıklık ve belirsizlik bildirir. Bu bir çelişkidir.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Zarf tümleçlerine çok dikkat et! ÖSYM "şüphesiz, elbette, kesinlikle, mutlaka, tam, hiç kuşkusuz" zarflarını cümlenin başına koyar; cümlenin sonundaki yükleme ise "-ebilmek" (yeterlik/ihtimal fiili) veya "sanırım, galiba" gibi kelimeler ekler. Cümleyi okurken başını unutup sonuna odaklandığın için bu çelişkiyi gözden kaçırman istenir. Cümleyi her zaman bir bütün olarak algıla. "Hemen hemen tam on gün geçti" gibi kalıplar bu işin klasik tuzağıdır.


6. Atasözü ve Deyim Yanlışlığı

Atasözleri ve deyimler yüzyılların süzgecinden geçmiş, kalıplaşmış ve dondurulmuş ifadelerdir. Bu söz öbeklerinin içindeki kelimelerin eş anlamlıları dahi yerlerine getirilemez, sıraları değiştirilemez. Ayrıca bir deyimin cümlenin anlamsal bağlamına uygun olmaması da büyük bir anlatım bozukluğudur.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Bütün gün tarlada çalışmaktan yorulmuş, adeta dizlerinin bağı çözülmüştü." cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl düzeltilir?

  • A) "yorulmuş" yerine "bitkin düşmüş" yazılarak
  • B) "dizlerinin bağı çözülmüştü" yerine "eli ayağı dökülmüştü" veya "ayakta duracak hali kalmamıştı" deyimi getirilerek
  • C) "adeta" sözcüğü cümleden çıkarılarak
  • D) "tarlada" sözcüğünden sonra virgül konularak
  • E) "çalışmaktan" sözcüğü yerine "çalıştığı için" yazılarak

Cevap: B

Çözüm: "Dizlerinin bağı çözülmek" deyimi yorgunluk için değil; aşırı korku, heyecan veya panik durumları için kullanılır. Fiziksel yorgunluk için yanlış deyim seçilmiştir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin yanlış kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

  • A) Yeni gelen müdür, çok disiplinli biriydi; herkese göz açtırıyordu.
  • B) Sınavı kazandığını duyunca sevinçten etekleri zil çaldı.
  • C) O kadar sinirlenmişti ki küplere biniyordu.
  • D) İşler yolunda gitmeyince kara kara düşünmeye başladı.
  • E) Olayın içyüzünü öğrenince kulaklarına inanamadı.

Cevap: A

Çözüm: Disiplinli ve katı biri "göz açtırmaz". "Herkese göz açtırıyordu" demek, onlara rahat veriyordu anlamına gelir, bağlamla çelişir. "Göz açtırmıyordu" olmalıdır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

"Suratından düşen bin parça", "Gözden düşmek / Göze girmek", "Paçaları tutuşmak" deyimlerini deneme sınavlarında çok görürsün. "Surat" denmez "yüz" denir (Yüzünden düşen bin parça). Eğer birisi başarılıysa "gözden düşmez", "göze girer". Deyim sorularında atasözünün orijinalini değil, cümlenin gidişatının o deyimin hissettirdiği duyguyla (sevinç, üzüntü, korku, öfke) eşleşip eşleşmediğini kontrol edeceksin. Deyimin anlam dünyasını bilmek KPSS'de sana bir net kazandırır.


7. Tamlama Yanlışlığı (Anlamsal/Mantıksal Boyut)

Bir cümlede farklı özelliklere sahip kelimelerin (örneğin biri sıfat diğeri isim olan kelimelerin) ortak ve tek bir tamlanana (isme) bağlanması sonucu ortaya çıkan yapısal ve mantıksal uyumsuzluktur.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Askeri ve devlet okulları, tören için hazırlıklarını tamamladı." cümlesindeki bozukluk hangisinden kaynaklanmaktadır?

  • A) Özne eksikliğinden
  • B) Sıfat ve isim tamlamalarının aynı tamlanana bağlanmasından
  • C) Gereksiz sözcük kullanılmasından
  • D) Mantık hatasından
  • E) Yüklemin tekil olmasından

Cevap: B

Çözüm: "Devlet okulları" belirtisiz isim tamlamasıdır, doğrudur. Ancak "Askeri okulları" denemez. "Askeri okullar ve devlet okulları" şeklinde düzeltilmelidir. Askeri (sıfat) + okul (isim) = Sıfat tamlamasıdır ve iyelik eki almaz.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığı yapılmıştır?

  • A) Dün akşamki fırtınada özel ve kamu binaları hasar gördü.
  • B) Toplantıda alınan kararlar herkesi memnun etti.
  • C) Bahçedeki kurumuş yaprakları bir araya toplayıp yaktık.
  • D) Şehrin tarihi dokusu son yıllarda giderek bozuluyor.
  • E) Yeni nesil sorular öğrencilerin analiz yeteneğini ölçüyor.

Cevap: A

Çözüm: "Kamu binaları" isim tamlamasıdır. Ancak "özel binaları" denemez. Doğrusu "özel binalar ve kamu binaları" olmalıdır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Bu tuzak hep "ve" bağlacının etrafında döner! ÖSYM bir sıfatı ve bir ismi alır, araya "ve" koyar, sonuna da iyelik eki almış bir isim koyar. "Politik ve ekonomi alanları" der. Politik alanlar (sıfat tamlaması), ekonomi alanları (isim tamlaması). Bunları aynı sepete koyamazsın. "Ve" bağlacından önceki ve sonraki kelimeyi cümlenin sonundaki o ortak kelimeyle ayrı ayrı okuyarak test et. Kulağını tırmalıyorsa yapıştır cevabı! "Belgisiz ve sayı sıfatları" gibi kalıplara dikkat.


BÖLÜM B: YAPISAL BOZUKLUKLAR

Bu bölüm, cümlenin iskeletiyle ilgilidir. Ögelerin eksikliği, birbirlerine uyumsuzluğu veya eklerin yanlış kullanımı yapısal (dil bilgisel) bozuklukları oluşturur. KPSS'nin asıl eleyici ve ayırt edici kısmıdır.

8. Özne Eksikliği

Özellikle sıralı, bağlı veya girişik birleşik cümlelerde, ortak kullanılan öznenin yüklemlerden birine uymaması veya ikinci cümlenin kendine ait bir öznesi olmaması durumunda ortaya çıkar.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Derneğin yönetim kurulu feshedildi ve yeni bir bina arayışına girdi." cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl giderilebilir?

  • A) "feshedildi" yerine "kapatıldı" getirilerek
  • B) "ve" bağlacından sonra "dernek üyeleri" getirilerek
  • C) "arayışına" yerine "arayışı içine" getirilerek
  • D) "girdi" yüklemi çoğul yapılarak
  • E) "yönetim kurulu" cümleden çıkarılarak

Cevap: B

Çözüm: Feshedilen kim/ne? Derneğin yönetim kurulu. Yeni bina arayışına giren kim/ne? Derneğin yönetim kurulu mu? Hayır, feshedilen bir kurul bina aramaz, arayan dernektir veya üyelerdir. İkinci cümlenin öznesi eksiktir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki sıralı cümlelerin hangisinde özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

  • A) Havalar ısındı, ağaçlar çiçek açmaya başladı.
  • B) Kitabın kapağı yırtılmış, sayfaları oldukça eskimişti.
  • C) Hastanın durumu ağırlaştı, acil servise alındı.
  • D) Projenin süresi doldu ve şirket tarafından iptal edildi.
  • E) Çocuğun ateşi yükseldi, bütün gece uyuyamadı.

Cevap: D

Çözüm: Süresi dolan ne? Projenin süresi. İptal edilen ne? Projenin süresi mi? Hayır, projenin kendisi. İkinci cümle "proje şirket tarafından iptal edildi" olmalıdır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Virgül (,) veya "ve" bağlacıyla bağlanmış iki cümle gördüğünde hemen kırmızı alarm ver! Birinci cümlenin yüklemine "Kim/Ne?" sorusunu sor, özneyi bul. Bulduğun o özneyi al, ikinci cümlenin yükleminin önüne koyup oku. Eğer anlamsı, komik veya mantıksız bir bütün çıkıyorsa, orada kesinlikle özne eksikliği vardır. ÖSYM en çok "kitap/kapak", "bina/inşaat", "hasta/durumu" ikililerini kullanarak seni tuzağa çeker. Cümlenin ikinci kısmına mutlaka "Kim/Ne?" diye sormayı unutma.


9. Özne-Yüklem Uyumsuzluğu

KPSS'nin en baba konularından biridir. Cümlenin yöneticisi olan yüklem ile eylemi yapan özne arasındaki kurallı ilişkidir. Kişi, tekillik-çoğulluk ve olumluluk-olumsuzluk yönünden incelenir. Bilgi Notu: "Çocuklar ve ben gidiyoruz" demek %100 doğrudur, çünkü özne "biz" konumundadır ve yüklem 1. çoğul kişi eki almıştır. "Çocuklar ve sen gidiyorsunuz" (Siz). "Ben ve o gidiyoruz" (Biz).

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğu vardır?

  • A) Sen ve kardeşin yarınki toplantıya mutlaka katılmalısınız.
  • B) Sınıftaki herkes dikkatle öğretmeni dinliyor, kendi aralarında konuşmuyorlardı.
  • C) Rüzgarın şiddetiyle bahçedeki yaşlı ağaçların dalları kırıldılar.
  • D) Ben ve ekip arkadaşlarım bu projeyi zamanında teslim edeceğiz.
  • E) Hiç kimse bu zorlu yolculukta ona yardım etmedi.

Cevap: C

Çözüm: "Ağaçların dalları" insan dışı bir varlıktır ve çoğul öznedir. İnsan dışı varlıklar (hayvanlar, bitkiler, cansız eşyalar, soyut kavramlar) çoğul özne olduklarında yüklem her zaman TEKİL olmak zorundadır. "Kırıldı" olmalıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: "Sadece sen ve ben bu büyük sırrı biliyoruz." cümlesinde bir anlatım bozukluğu var mıdır?

  • A) Evet, "sadece" gereksizdir.
  • B) Hayır, herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur.
  • C) Evet, yüklem "biliyorsunuz" olmalıdır.
  • D) Evet, yüklem "biliyorum" olmalıdır.
  • E) Evet, "sırrı" yerine "gerçeği" denmelidir.

Cevap: B

Çözüm: Özne "Sen ve ben" yani "Biz"dir. Yüklem "biliyoruz" (1. Çoğul) şeklindedir. Kişi uyumu kusursuzdur, bozukluk yoktur.

🎓 USTA HOCA İPUCU

"Herkes, hepsi, tümü" olumlu özne; "kimse, hiç kimse, hiçbiri" olumsuz öznedir. Sıralı cümlelerde ÖSYM önce "Herkes" öznesini verir, olumlu bir yükleme bağlar. Sonra virgül atar, olumsuz bir yüklem koyar. Sen de "herkes gelmedi" şeklinde anlamış olursun. Olumsuz yüklemin önüne mutlaka "kimse" veya "hiçbiri" getirilmelidir. Bunu sakın unutma! Ayrıca sayı sıfatlarıyla kurulan öznelerde (İki arkadaş geldiler) yüklemin tekil olması gerektiğini (Geldiler değil, geldi) unutma.


10. Nesne Eksikliği

Özellikle geçişli (nesne alabilen) fiillerin kullanıldığı sıralı cümlelerde, ikinci yüklemin ihtiyaç duyduğu nesnenin (kimi, neyi sorularının cevabının) cümlede yer almamasıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Öğrencilerine her zaman güvenir, sınav dönemlerinde çok desteklerdi." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Dolaylı tümleç eksikliği
  • B) Nesne eksikliği
  • C) Yüklem eksikliği
  • D) Özne-yüklem uyumsuzluğu
  • E) Gereksiz sözcük kullanımı

Cevap: B

Çözüm: Birinci cümle "Öğrencilerine güvenir" (Neye/kime? Öğrencilerine - Dolaylı tümleç). İkinci cümle "sınav dönemlerinde çok desteklerdi" (Kimi desteklerdi? Öğrencilerini). "Öğrencilerini" veya "onları" belirtili nesnesi eksiktir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdakilerin hangisinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir bozukluk vardır?

  • A) Sorunları dikkatle dinledi, kısa sürede çözümler üretti.
  • B) Yeni aldığı arabasını çok seviyor, her hafta sonu yıkatıyordu.
  • C) Arkadaşının teklifine kızdı ve kesin bir dille reddetti.
  • D) Şiirlerini gözden geçirdi ve yayınevine teslim etti.
  • E) Çocuklara masal anlattı, ardından uyuttu.

Cevap: C

Çözüm: Teklifine kızdı. Neyi reddetti? Teklifi (veya onu). C seçeneğinde "onu" nesnesi eksiktir. Fiilin "kimi/neyi" sorusuna yanıt vermediği her sıralı yapıda bu hatayı ara.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Nesne eksikliği sorularında ipucu cümlede gizli olan "-e, -a, -de, -da, -den, -dan" ekleridir. Eğer birinci yüklem dolaylı tümlece bağlanmışsa (Örn: sana inandım) ve hemen ardından virgülle ikinci bir eylem geliyorsa (Örn: sana inandım ve sevdim), orada %90 nesne eksiktir (seni sevdim). Bir fiil "kime" sorusunu, diğeri "kimi" sorusunu seviyorsa ortak öge kullandıramazsın! İkinci fiilin "neyi/kimi" sorularına cevap verip vermediğini sesli kontrol et.


11. Tümleç Eksikliği (Dolaylı Tümleç ve Zarf Tümleci)

İkinci cümlenin yüklemine sorulan "Kime, neye, nerede, nereden?" (Dolaylı tümleç) veya "Nasıl, ne zaman, kiminle, ne ile?" (Zarf tümleci) sorularının karşılığının cümlede bulunmamasıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Dostlarını hiçbir zaman unutmaz, her fırsatta mektup yazardı." cümlesindeki anlatım kusuru nasıl düzeltilir?

  • A) "unutmaz" yüklemi olumlu yapılarak
  • B) "her fırsatta" sözcük grubu atılarak
  • C) "yazardı" eyleminden önce "onlara" getirilerek
  • D) "Dostlarını" yerine "Dostlarına" yazılarak
  • E) "hiçbir zaman" yerine "asla" getirilerek

Cevap: C

Çözüm: Dostlarını unutmaz (Kimi? Dostlarını - Nesne). Mektup yazardı (Kime yazardı? Dostlarına/Onlara - Dolaylı Tümleç). İkinci cümlenin dolaylı tümleci eksiktir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf tümleci eksikliği vardır?

  • A) Kardeşini çok sever, her konuda yardımcı olurdu.
  • B) Yeni tanıştığı komşusunu evine davet etti, saatlerce sohbet etti.
  • C) Kitabın yazarına saygı duyuyor, her yerde savunuyordu.
  • D) Geçmişteki hatalarından ders aldı, bir daha yapmadı.
  • E) Olayın şokunu atlatamamış, günlerce konuşmamıştı.

Cevap: B

Çözüm: Komşusunu davet etti. (Kimi? Komşusunu - Nesne). Saatlerce sohbet etti. (Kiminle sohbet etti? Komşusuyla/Onunla - Zarf/Edat tümleci). İkinci cümlede zarf tümleci eksiktir.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Dolaylı tümleç eksikliği nesne eksikliğinin tam tersi senaryosudur. ÖSYM bu sefer birinci cümleye nesne koyar (Seni aradım), ikinci cümleye dolaylı tümleç isteyen bir fiil koyar (ve sordum). "Seni sordum" olmaz, "Sana sordum" olur. Sınavda şıklarda "onlara", "bundan", "orada", "onunla" kelimelerini cümlenin uygun yerlerine koyarak sağlamanı yap. Özellikle "güvenmek, inanmak, yardım etmek" gibi dolaylı tümleç seven fiillere dikkat.


12. Yüklem Eksikliği

Birden fazla cümlenin bağlaçlarla veya virgülle tek bir yükleme bağlanması, ancak eylemlerden birinin veya öznelerden birinin o yüklemle mantıksal veya yapısal olarak uyuşmamasıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Kahvaltıda sadece peynir, zeytin ve çay içtik." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Gereksiz sözcük kullanımı
  • B) Yüklem eksikliği
  • C) Özne-yüklem uyumsuzluğu
  • D) Çatı uyumsuzluğu
  • E) Tamlama hatası

Cevap: B

Çözüm: Çay içilir ancak peynir ve zeytin içilmez, yenir. "Peynir, zeytin yedik ve çay içtik" şeklinde cümlenin kendi uygun yüklemi (yedik) eksik bırakılmıştır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem eksikliğinden doğan bir bozukluk vardır?

  • A) O akşam ben kitap, kardeşim ise müzik dinliyordu.
  • B) Sınav sonuçları açıklandı, herkes derin bir nefes aldı.
  • C) Yağmur aniden bastırdı, hepimiz saçak altlarına sığındık.
  • D) Bu zor günleri el birliğiyle, dayanışma içinde aşacağız.
  • E) Hem kendini hem de ailesini çok üzdü.

Cevap: A

Çözüm: "Ben kitap dinliyordu" olamaz. Doğrusu: "Ben kitap okuyordum, kardeşim ise müzik dinliyordu." olmalıdır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Eğer bir cümlede "ben ..., o ise ..." şeklinde bir zıtlık veya karşılaştırma yapılıyorsa büyük ihtimalle yüklem eksikliği tuzağı vardır. ÖSYM iki farklı kişiyi veya durumu tek bir sondaj noktasına (tek bir yükleme) bağlamaya bayılır. Her zaman "Kendi eylemi kendine ait mi?" diye kontrol et. "Siz sağa, biz sola gidelim" cümlesindeki gibi eksikliği yakalamak için özneleri yüklemlerle eşleştir.


13. Çatı Uyumsuzluğu

Birleşik veya sıralı cümlelerde yer alan fiillerin veya eylemsilerin (fiilimsilerin) etkenlik-edilgenlik yönünden uyumsuz olmasıdır. Türkçede bir cümlenin yargıları ya hep beraber etken olmalı ya da hep beraber edilgen (-l, -n eki almış) olmalıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Bütün hazırlıklar tamamlanıp, sabah erkenden yola çıkıldı." cümlesinde çatı uyuşmazlığı var mıdır?

  • A) Evet, "tamamlanıp" sözcüğü etken olmalıdır.
  • B) Evet, "çıkıldı" yüklemi "çıkılmalı" olmalıdır.
  • C) Hayır, iki fiilimsiden/fiilden biri de edilgen olduğu için uyumludur.
  • D) Evet, "hazırlıklar" öznesiyle yüklem uyumsuzdur.
  • E) Evet, "sabah erkenden" gereksizdir.

Cevap: C

Çözüm: "Tamamla-n-ıp" edilgendir. "Çık-ı-l-dı" edilgendir. Bu cümlede çatı uyumsuzluğu YOKTUR, tamamen doğru bir cümledir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdakilerin hangisinde çatı uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

  • A) Kitaptaki sorular dikkatlice çözülüp cevap anahtarından kontrol etti.
  • B) Olayın şokunu atlatınca polis merkezine gidip ifade verdi.
  • C) Yeni ev boyandıktan sonra eşyalar özenle yerleştirildi.
  • D) Bahçedeki otlar yolunarak kuruması için güneşe bırakıldı.
  • E) Kararları alırken tüm personelin fikrini sordu.

Cevap: A

Çözüm: "Çöz-ü-l-üp" (edilgen). "Kontrol etti" (etken). İkisi aynı cümlede bu şekilde bulunamaz. Ya "çözüp kontrol etti" (etken-etken) ya da "çözülüp kontrol edildi" (edilgen-edilgen) olmalıdır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

Cümlede "-(i)p, -erek, -meden" gibi zarf fiil eklerini alan kelimelere dikkat et. ÖSYM uyumsuzluğu hep o fiilimsilerin içine saklar. Cümlenin ortasında "-l" veya "-n" eki varsa (yapılıp, gidilerek, silinmeden), cümlenin sonundaki ana yüklemde de mutlaka "-l" veya "-n" eki (yapıldı, gidildi, silindi) aramalısın. Uyumsuzluk "etken-edilgen" savaşıdır, birini seçmek zorundasın.


14. Bağlaç Yanlışlığı

Cümleleri veya eş görevli kelimeleri bağlayan bağlaçların, cümlenin anlamsal yönüne ve mantığına uygun kullanılmamasıdır. Özellikle "ama/çünkü" değişimi en çok sorulan yerdir.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Çok çalıştı ama sınavı başarıyla geçti." cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni nedir?

  • A) Yanlış bağlaç kullanımı
  • B) Gereksiz sözcük kullanımı
  • C) Yüklem eksikliği
  • D) Anlam çelişkisi
  • E) Tamlama yanlışlığı

Cevap: A

Çözüm: "Ama" bağlacı zıt durumları bağlar. Çok çalışması ve sınavı geçmesi birbirini destekleyen olaylardır. "Çok çalıştı, bu yüzden/böylece sınavı başarıyla geçti" olmalıdır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: "Beni ne aradı ne de sormadı." cümlesindeki hata hangisidir?

  • A) Zarf tümleci eksikliği
  • B) Mantık hatası
  • C) Çatı uyumsuzluğu
  • D) Bağlaç - Yüklem uyumsuzluğu
  • E) Özne eksikliği

Cevap: D

Çözüm: "Ne ... ne (de)" bağlacı cümleye zaten olumsuzluk anlamı katar. Yüklemin yapıca olumlu olması gerekir. "Beni ne aradı ne sordu." şeklinde olmalıdır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

ÖSYM "ne ... ne" bağlacını gördüğü an elini ovuşturur. Bu bağlaç yapıca olumlu ama anlamca olumsuz cümleler kurar. Bu bağlacın olduğu cümlede yüklem asla "-ma, -me, değil, yok" gibi olumsuzluk unsurları alamaz. Ayrıca "ile" edatının/bağlacının yanlış kullanımı da sıkça karşına çıkar. "Ama" ve "fakat"tan sonra olumsuz bir şey gelip gelmediğine odaklan.


15. Ek ve Yardımcı Eylem Yanlışlıkları

Yapım veya çekim eklerinin gereksiz ya da yanlış kullanımı; "etmek, olmak, yapmak" gibi yardımcı fiillerin gereksiz yere (kendi başına fiil olabilen bir kelimeyle) veya yanlış bağlamda kullanılmasıdır. Ek eylem eksiklikleri de bu başlıkta toplanır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 1

Soru: "Senin en büyük sorunun, olaylara hep tek taraflı baktığındır." cümlesindeki bozukluk nasıl giderilir?

  • A) "tek taraflı" yerine "objektif" getirilerek
  • B) "baktığındır" yerine "bakmandır" getirilerek
  • C) "sorunun" yerine "problemin" getirilerek
  • D) "hep" sözcüğü cümleden çıkarılarak
  • E) "senin" zamiri cümleden atılarak

Cevap: B

Çözüm: İsim cümlesine dönüşen bu yapıda ek yanlış kullanılmıştır. "Baktığındır" (sıfat fiil eki) yerine "bakmandır" (isim fiil eki) getirilmelidir. Ek yanlışlığı vardır.

📌 ÖSYM ÇIKMIŞ SORU TARZI 2

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yardımcı eylemin gereksiz kullanımından doğan bir bozukluk vardır?

  • A) Bu kadar eşyayı tek başına nasıl taşıyabildiğine hayret ediyorum.
  • B) Bütün gün evde oturmaktan çok sıkılmıştı.
  • C) Sınavı kazanacağını umut ediyorum.
  • D) Yeni işine yarın sabah itibarıyla başlayacak.
  • E) Misafirleri kapıda büyük bir nezaketle karşıladı.

Cevap: C

Çözüm: "Umut etmek" yerine Türkçede "ummak" eylemi vardır. Gereksiz yere yardımcı eylem kullanılmıştır. Doğrusu "umuyorum" olmalıdır.

🎓 USTA HOCA İPUCU

"Çok fakir ama onursuz değildi." cümlesini analiz edelim. İlk yüklem "fakir", ikinci yüklem "onursuz değildi". Ortak ek eylem "değildi"dir. Okuyunca "Fakir değildi, onursuz değildi" anlamı çıkar. Halbuki adam fakirdir. Birinci isme ek eylemini vermen şarttır: "Fakirdi ama onursuz değildi." Ayrıca "Banyo yapmak" değil "yıkanmak", "İstek almak" değil "istenmek" kullanımları dilin doğallığını yansıtır.


═════ ÇOK YAPILAN HATA ÖRNEKLERİ — TABLO ═════

Yanlış (Bozuk) Cümle Düzeltilmiş Doğru Hali Bozukluk Tipi
Hiçbir kimse gelmedi. Hiç kimse gelmedi. Gereksiz Sözcük
Geri iade etti. İade etti. Gereksiz Sözcük
Onunla görüştü, konuştu. Onunla görüştü. / Onunla konuştu. Gereksiz Sözcük
İnsanlar geldi. İnsanlar geldiler. Özne-Yüklem Uyumu
Fiyatlar çok pahalı. Fiyatlar çok yüksek. Yanlış Sözcük
Saçları çok büyümüş. Saçları çok uzamış. Yanlış Sözcük
İhtiyar adama baktı. İhtiyar, adama baktı. Anlam Belirsizliği
Sadece sen ve ben gidiyor. Sadece sen ve ben gidiyoruz. Özne-Yüklem Uyumu
Ölmek hatta yaralanmak... Yaralanmak hatta ölmek... Mantık/Sıralama Hatası
Çam ektik. Çam diktik. Yanlış Sözcük
Çok sevindim, eteklerim tutuştu. Çok panikledim, eteklerim tutuştu. Deyim Yanlışlığı
Herkes güldü, ağlamadı. Herkes güldü, kimse ağlamadı. Özne Eksikliği (Kimse)
Onu sever ve inanırım. Onu sever ve ona inanırım. Dolaylı Tümleç Eksikliği
Kuşlar uçuyorlar. Kuşlar uçuyor. Özne-Yüklem Uyumu
Askeri ve devlet okulları... Askeri okullar ve devlet okulları... Tamlama Yanlışlığı
Tam on yıl kadar önce... On yıl kadar önce... / Tam on yıl önce... Çelişen Sözcükler
Şüphesiz gelmiş olmalı. Şüphesiz gelmiştir. / Gelmiş olmalı. Çelişen Sözcükler
Güzel ama zeki değildi. Güzeldi ama zeki değildi. Ek Eylem Eksikliği
Ne çay ne kahve içmedi. Ne çay ne kahve içti. Bağlaç-Yüklem Uyumu
Yürümesini bilmiyor. Yürümeyi bilmiyor. Ek Yanlışlığı (İyelik)
Arabayı çaldığı çalındı. Arabanın çalındığı duyuldu. Mantık / Çatı Hatası
Hasta olanı iyileştirdi. Hastayı iyileştirdi. Gereksiz Sözcük
İki arkadaşlar geldiler. İki arkadaş geldi. Sıfat Tamlaması Ek Hatası
Benden kuşku etti. Benden kuşkulandı. Yardımcı Eylem Yanlışlığı
Karşılıklı mesajlaştık. Mesajlaştık. Gereksiz Sözcük

═════ ŞIKLARDA EN ÇOK GÖRÜLEN TUZAKLAR ═════

ÖSYM'nin test hazırlama komisyonu, öğrencinin psikolojisini çok iyi bilir. Sorular bilindik olsa da, şıkların yerleştirilme stratejisi öğrenciyi yanıltmak üzerinedir. İşte en çok düşülen 6 ana tuzak:

a. Aynı cümlede iki bozukluk birden olması Komisyon, cümlenin başına çok bariz ve basit bir hata koyar (örneğin "karşılıklı selamlaştık" gibi). Öğrenci bunu bulur ve "Tamam, gereksiz sözcük!" der, şıklarda onu arar. Halbuki cümlenin sonunda, asıl test edilmek istenen devasa bir "nesne eksikliği" vardır ve soru kökü yapısal bir hatayı soruyordur. Öğrenci ilk hataya aldanıp yanlış şıkkı işaretler. Cümleyi her zaman son noktasına kadar tam bir bütünlük içinde okuyun.

b. Doğru görünen ama eksik özne tuzağı Özellikle "edildi, yapıldı, karar verildi" gibi edilgen yüklemlerin olduğu sıralı cümlelerde, birinci cümlenin öznesi cansız bir varlıktır ("Toplantı sona erdi"). İkinci cümle "ve hemen yola çıkıldı" diye devam eder. Akış o kadar doğaldır ki öğrenci hatayı sezmez. Toplantı yola çıkamaz! Bu tuzaktan kurtulmanın tek yolu, her fiile ayrı ayrı "Kim?" ve "Ne?" diye sormaktır.

c. Etken-edilgen geçişlerde gizli özne uyumsuzluğu "Evi temizleyip (etken), dinlenmeye çekildi (etken)" cümlesi kusursuzdur. Ancak "Evi temizleyip (etken), dışarı çıkıldı (edilgen)" dendiğinde beyin bu hatayı günlük dilde çok kullandığımız için düzeltme eğilimindedir. Sınavda beyninin bu otomatik düzeltme huyunu kapat. Yazılı olana odaklan, fiilimsi "etken" ise yüklem de "etken" olmak zorundadır.

d. "İle / ya da" bağlaçlarında yüklem uyumu "Annem ile ben pazara gitti" diyen bir cümle gördüğünde öğrenci "ile" bağlacının sadece annesini ve kendisini ayırdığını sanır, cümlenin öznesinin aslında "BİZ" olduğunu unutur. "Gitti" 3. tekil şahıstır, "BİZ gittik" olmalıdır. "İle" ve "ve" bağlaçlarının özneyi çoğullaştırdığını ve kişiyi değiştirdiğini asla unutma.

e. Tamlama içinde fazladan "ki" tuzağı "Yarınki yapılacak sınav..." Bu kalıp ÖSYM'nin gizli silahlarındandır. "Ki" aitlik veya zaman bildiren sıfat yapan bir ektir. Ancak "yapılacak" kelimesi zaten sıfat-fiil ekidir ve tamlama kurar. İki sıfat yapıcı unsur yan yana gelmez. "Yarın yapılacak sınav" denmelidir. Bu, "gereksiz sözcük" veya "ek yanlışlığı" başlığı altında gizlenen çok ince bir tuzaktır.

f. "Olarak" ekiyle gizlenen anlam belirsizliği "Babam bir öğretmen olarak bana hep destek oldu." (Babası öğretmendir, destek olmuştur). "Ben bir öğretmen olarak öğrencilerime kızmam." (Ben öğretmenim, kızmam). Ancak, "Seni bir arkadaş olarak görüyorum." cümlesinde durum karışır. Seni arkadaş olarak mı görüyorum, yoksa ben bir arkadaşım da seni o gözle mi görüyorum? Zarf-fiil ekleri bağlamı zayıf cümlelerde derin anlam belirsizlikleri yaratır.


═════ ÖSYM'NİN SEVDİĞİ 30 ANLATIM BOZUKLUĞU KALIBI ═════

Sınav öncesi göz atman, görsel hafızana kazıman için hızlı tarama listesi:

  1. Yaklaşık beş yıla yakın (Yakın/Yaklaşık gereksiz)
  2. Henüz daha gelmedi (Henüz/Daha gereksiz)
  3. Geçmişteki anılar (Anı zaten geçmiştedir)
  4. Karşılıklı tartışmak (Tartışmak karşılıklı olur)
  5. Geri iade etmek (İade zaten geriyedir)
  6. Gizli sırlar (Sır zaten gizlidir)
  7. Ortaklaşa paylaşmak (Paylaşmak ortaklaşa olur)
  8. Hiçbir kimse (Doğrusu: Hiç kimse)
  9. Şüphesiz... olabilir (Çelişen sözcük)
  10. Kesinlikle... sanırım (Çelişen sözcük)
  11. Bırakın yürümeyi, koşamaz bile (Mantık hatası)
  12. Yaralanmak hatta ölmek işten değil (Mantık hatası)
  13. Ücretler çok pahalı (Ücret yüksek olur)
  14. Fidan ektik (Fidan dikilir)
  15. Kendine has ve özgün (Gereksiz sözcük)
  16. Ne aradı ne sormadı (Ne... ne zaten olumsuz)
  17. Herkes geldi, gelmedi (Özne eksiği: Kimse gelmedi)
  18. Onu beğendim ve aldım (Doğru)
  19. Ona güvendim ve inandım (Doğru)
  20. Ona güvendim ve sevdim (Nesne eksiği: Onu sevdim)
  21. Onu destekledim ve yardım ettim (Tümleç eksiği: Ona yardım ettim)
  22. Kuşlar ötüşüyorlar (Ötüşüyor olmalı)
  23. Bütün gün çay ve kurabiye yedi (Yüklem eksiği: Çay içti)
  24. Askeri ve lise öğrencileri (Tamlama hatası)
  25. Çok zeki ama çalışkan değildi (Ek eylem eksiği: Zekiydi)
  26. Yapılıp, bitti (Çatı uyumu: Yapılıp bitirildi)
  27. Bizi en çok sevindiren, onun geldiğidir (Ek hatası: Gelmesidir)
  28. Etken nedenler (Gereksiz sözcük)
  29. Çok kalabalık bir nüfus (Yoğun nüfus olmalı)
  30. Kendisine tebrik ettim (Onu tebrik ettim)

═════ HIZLI TANIMA REHBERİ ═════

Cümleye baktığında beyninin 5 saniyede taraması gereken 8 maddelik check-list:

  1. Gereksiz var mı? (Cümleden bir kelimeyi at. Anlam bozulmuyorsa üstünü çiz.)
  2. Kime ait? (Cümlenin başına 'Senin' ve 'Onun' koy. İkisi de oluyorsa belirsizlik var.)
  3. Mantıklı mı? (Hayatın doğal akışına, sıraya, önem derecesine uyuyor mu?)
  4. Çelişki var mı? (Cümlenin başı 'kesin', sonu 'belki' mi diyor?)
  5. Özneler barışık mı? ('Hiç kimse' dediği halde cümle olumlu mu bitmiş?)
  6. İki yüklem arası uçurum var mı? (Virgülden sonraki fiile 'Kimi, neyi, kime?' sorularını sor.)
  7. Çatılar aynı renk mi? (Biri etken diğeri edilgense orada dur.)
  8. Tamlamalar kardeş mi? (Sıfat ile isim aynı iyelik ekine bağlanmışsa şüphelen.)

🎓 SINAVA 1 GÜN KALA TEKRARI

Bak canım öğrencim, sınava bir gün kala şu listeyi zihninde şöyle bir toparla: Eğer soru kökü "Anlamsal bir bozukluk vardır" diyorsa, boşuna dil bilgisi kurallarına bakma; doğrudan gereksiz sözcüklere, mantık hatalarına odaklan. Eğer soru "Yapısal bir bozukluk vardır" diyorsa, bu kez de anlamla hiç uğraşma; direkt fiillere, eklere, öge kayıplarına bak. "Hiçbir kimse" gördüğün an üstünü çiz. "Geri iade" gördüğünde acımasız ol. İki eylem arka arkaya gelmişse bil ki biri fazlalıktır.


🔑 EZBERLEYECEĞİN TEK ŞEY (ALTIN ÖZET)

Anlatım bozukluğu sorularını çözmek bir metin düzenleme sanatıdır. Bir cümlede anlatım bozukluğu olup olmadığını anlamak için "DURU-AÇIK-YALIN-MANTIKLI" kuralını uygula. Bir kelime çıkınca anlam değişmiyorsa DURU değildir. İki anlama geliyorsa AÇIK değildir. Özne, yüklem, nesne birbirine küsmüşse YAPISAL olarak çökmüştür.

Bu rehber, 25 yıllık sınav mutfağından çıkmış en rafine bilgilerle donatıldı. Cümlelerin anatomisini artık biliyorsun. O optik forma doğruları işaretlerken hiç titremeden, tam bir özgüvenle karalama yapacaksın.

Şimdi elindeki tüm denemeleri ve çıkmış soru bankalarını aç, bu gözlükle o soruları bir kez daha oku. Başarı seninle olsun şampiyon!

Kitabın Baş Editörü ve ÖSYM Danışman Hocan...

Önemli kavramlar

Gereksiz Sözcük

Aynı anlama gelen sözcükler, anlamı eyleme dahil zarflar (anlam — duruluk)

Yanlış Anlamda Kullanım

Kelime anlamına dikkat: çekimser/çekingen, yargılamak/yorumlamak, azımsamak/küçümsemek

Anlam Belirsizliği

İyelik eki belirsizliği, virgül yokluğu (Onun mu? Senin mi?)

Mantık Hatası

Olayların ağırlık/süre/önem sırasının yanlış olması (hatta sonra zayıflama)

Çelişen Sözcükler

Şüphesiz + ihtimal, kesin + sanırım — anlam çatışması

Atasözü/Deyim Yanlışlığı

Deyimin anlamını bilmeden ters bağlamda kullanma

Tamlama Yanlışlığı

Sıfat + isim ortak tamlanan: askeri ve devlet okulları (yanlış)

Özne Eksikliği

Sıralı cümlede 1. cümlenin öznesi 2.ye uymuyor, yeni özne şart

Özne-Yüklem Uyumsuzluğu

Cansız çoğul → tekil yüklem; sayı sıfatı + tekil; sen+o → siz

Nesne/Tümleç/Yüklem Eksikliği

Ortak öge zorlamasında i/e/de halleri çatışınca

Çatı Uyumsuzluğu

Edilgen fiilimsi + etken yüklem (silinip... oluşturdu — yanlış)

Ek Eylem Eksikliği

Fakir ama onursuz değildi → fakir + DI eki şart (fakirdi)

Bağlaç Yanlışlığı

Ne... ne + olumsuz yüklem (çift olumsuz); ama yerine ve gereken yer

Hızlı örnek

Detaylı örnekler Worked Examples bölümünde.

Örnek çözümler

Konuyu soru üzerinden pekiştir

1 örnek

Mini Örnekler

KPSS TÜRKÇE: ANLATIM BOZUKLUKLARI MİNİ ÖRNEK ANALİZLERİ

Mini Örnek 1: Gereksiz Sözcük

Bozuk Cümle

Dünkü uzun yönetim kurulu toplantısında alınan kritik kararları henüz daha alt kademedeki çalışanlara bildirmediklerini, şirketin genel müdürü kendi ağzıyla bizzat itiraf etti.

Hata Tespiti

Geleceğin memuru, bu cümleyi okurken büyük ihtimalle kulağına hiçbir şey tırmalayıcı gelmedi. Çünkü günlük hayatta konuşurken pekiştirme yapmak, duyguyu karşı tarafa daha güçlü geçirmek veya cümlenin etkisini artırmak için kelimeleri böyle üst üste yığmayı çok severiz. Ancak ÖSYM'nin "duruluk" ilkesi kapsamında affetmeyeceği çok temel hatalar var burada. Cümleyi dikkatlice analiz ettiğimizde iki farklı yerde aynı anlama gelen kelimelerin israf edildiğini görüyoruz.

Birinci hata "henüz" ve "daha" kelimeleridir. İkisi de eylemin şu ana kadar gerçekleşmediğini ifade eden zaman zarflarıdır. Cümlede bir arada kullanılmaları anlatımı gereksiz yere şişirir. İkinci ve çok daha sinsi olan hata ise cümlenin sonunda gizli: "Kendi ağzıyla bizzat itiraf etti." İtiraf eylemi doğası gereği zaten kişinin bizzat kendisi tarafından yapılan, kendi ağzıyla gerçekleştirdiği bir durumdur. Başkasının ağzıyla veya başkası aracılığıyla itiraf edilmez. "Bizzat" ve "kendi ağzıyla" ifadeleri "itiraf etti" fiilinin anlamında zaten mevcuttur.

Düzeltilmiş Hali

Dünkü uzun yönetim kurulu toplantısında alınan kritik kararları henüz alt kademedeki çalışanlara bildirmediklerini, şirketin genel müdürü itiraf etti.

Kural ve Açıklama

Türkçede anlatımın en temel niteliklerinden biri "Duruluk" ilkesidir. Duruluk, cümlede gereksiz hiçbir kelimenin, ekin veya söz öbeğinin bulunmaması demektir. Bir kelimeyi cümleden çıkardığınızda cümlenin anlamında hiçbir daralma, bozulma veya değişme yaşanmıyorsa o kelime kesinlikle fazlalıktır. ÖSYM, aynı anlama gelen sözcükleri (eş anlamlıları) veya anlamı zaten fiilin, ekin içinde barındıran sözcükleri aynı cümlede vererek bu ilkeyi ihlal edip etmediğini ölçer. Bu tarz sorularda cümlenin uzunluğu seni korkutmasın; sadece her kelimenin cümleye yeni bir anlam katıp katmadığına odaklanmalısın.

💡 Hocan İpucu

Sınavda karşına "karşılıklı selamlaşmak", "gizli sırlar", "geçmişteki anılar", "geri iade etmek" gibi ifadeler çıkarsa hemen üstünü çiz! Bunlar ÖSYM'nin en sevdiği, en çok kullandığı gereksiz sözcük kalıplarıdır. Cümlede "bizzat" veya "kendi" kelimelerini görüyorsan eyleme dönüp bak, eylem zaten bu anlamı veriyorsa tuzağı yakaladın demektir. Unutma, az sözle çok şey anlatmak sınavın kuralıdır.


Mini Örnek 2: Çelişen Sözcükler

Bozuk Cümle

Şüphesiz ki milyonlarca adayın ter döktüğü bu zorlu sınav maratonunda, onun da bazı konuları tam olarak yetiştiremediği anlar olmuş olabilir.

Hata Tespiti

Buradaki hata tamamen anlamsal bir yapı üzerine kurulu ve dikkatini ölçmeye yöneliktir. Komisyon, uzun bir cümlenin en başına ve en sonuna birbirine savaş açan iki farklı kavram yerleştirmiş. Cümlenin girişinde kullanılan "Şüphesiz ki" ifadesi, bir kesinlik, netlik ve yüzde yüz emin olma durumu bildirir. Okuyucuya "Burada tartışılacak hiçbir şey yok, bu bir gerçektir" mesajı verir.

Ancak uzun cümlenin sonuna geldiğimizde "olmuş olabilir" yüklemiyle karşılaşıyoruz. "Ebilmek" kurallı birleşik fiili, cümleye ihtimal, tahmin ve olasılık anlamı katar. Kısa süreli hafızan, cümlenin başındaki kesinliği unutup sonundaki ihtimale odaklandığında veya tam tersi olduğunda bu çelişkiyi zihnin otomatik olarak tamamlar ve hatayı görmezden gelirsin. Bir yargı hem "kesin" hem "ihtimal" dahilinde olamaz; bu durum mantıksal bir çatışmadır.

Düzeltilmiş Hali

Şüphesiz ki milyonlarca adayın ter döktüğü bu zorlu sınav maratonunda, onun da bazı konuları tam olarak yetiştiremediği anlar olmuştur.

Kural ve Açıklama

Bir cümlenin okuyucuya iletmek istediği yargı net olmalıdır. "Tutarlılık" ilkesi gereği, bir ifade aynı anda hem kesinlik hem de ihtimal taşıyamaz. Anlamca birbiriyle ters düşen, biri netlik diğeri varsayım bildiren zarfların veya fiillerin bir arada kullanılması, cümlenin iletmek istediği mesajı bulandırır. Bu durum genellikle "Anlatım Bozukluğu" sorularının anlamsal kısmında karşımıza çıkar. Kelimelerin anlam sınırlarını bilmek, bu tarz soruları saniyeler içinde çözmeni sağlar.

💡 Hocan İpucu

Cümlenin başında "kesinlikle, elbette, muhakkak, tam, mutlaka" gibi zarflar görüyorsan, bir dedektif gibi hemen cümlenin sonundaki yükleme atla. Yüklemde "-ebilmek" eki, "sanırım", "galiba", "gibi" ifadeleri varsa orada kesinlikle anlam çelişkisi vardır. Başını ve sonunu bağla, neti kap! ÖSYM bu yöntemi adayları acele ettirmek için çok sık kullanır.


Mini Örnek 3: Özne-Yüklem Uyumsuzluğu

Bozuk Cümle

Uzun süredir beklenen şiddetli bahar yağmurlarının ardından, parkın köşesindeki asırlık çınar ağaçları büyük bir gürültüyle yola devrildiler.

Hata Tespiti

Yapısal bozuklukların en can alıcı noktasına geldik. Bu cümleyi yapısal olarak ögelerine ayırdığımızda; "Devrildiler" cümlenin yüklemidir. Devrilen kim veya ne? "Parkın köşesindeki asırlık çınar ağaçları" cümlenin öznesidir. Öznenin yapısına baktığımızda "ağaçlar" kelimesi "-lar" eki alarak çoğul duruma gelmiştir.

Buraya kadar her şey normal görünüyor. Ancak yükleme baktığımızda "devrildiler" şeklinde bir "-ler" eki (çoğul şahıs eki) daha görüyoruz. Çoğul özneye çoğul yüklem getirilmesi Türkçede sadece insanlar için serbest bırakılmıştır. Söz konusu ağaçlar olunca, yani insan dışı bir varlık (hayvan, bitki, nesne) olunca işin rengi tamamen değişir. Günlük dilde "Kuşlar uçuyorlar" desek de sınav dilinde bu bir hatadır.

Düzeltilmiş Hali

Uzun süredir beklenen şiddetli bahar yağmurlarının ardından, parkın köşesindeki asırlık çınar ağaçları büyük bir gürültüyle yola devrildi.

Kural ve Açıklama

Türkçede özne ve yüklem arasında katı bir tekillik-çoğulluk kuralı vardır. Kural şöyledir: Eğer cümlenin öznesi insan dışındaki bir varlıksa (bitki, hayvan, cansız eşya, soyut kavram, organ isimleri vb.) ve bu özne çoğul eki (-lar/-ler) almışsa, yüklem daima TEKİL olmak zorundadır. Yani "Dertler bitmiyorlar" yanlıştır, "Dertler bitmiyor" doğrudur. "Evraklar hazırlandılar" yanlıştır, "Evraklar hazırlandı" doğrudur. Bu kural, dilin ekonomisi ve mantığıyla doğrudan ilgilidir.

💡 Hocan İpucu

Eğer cansız bir varlık veya hayvan özne durumundayken cümlede "kişileştirme (teşhis)" sanatı yapılmışsa, o zaman yüklem çoğul olabilir. Örneğin, "Çınar ağaçları yola devrildiler" YANLIŞTIR ama "Çınar ağaçları halimize ağladılar" DOĞRUDUR, çünkü ağlamak insana has bir eylemdir ve ağaca aktarılmıştır. Komisyon bu istisnayı eleyici soru olarak sormaya bayılır, aman dikkat! Kişileştirme yoksa yüklem tekil kalacak!


Mini Örnek 4: Tamlama Yanlışlığı

Bozuk Cümle

Kurumumuz, gençlerimizin kültürel ve sanat alanındaki gelişimlerini desteklemek, onlara yeni ufuklar açmak amacıyla büyük projeler hazırlıyor.

Hata Tespiti

ÖSYM'nin testlerde şıkların arasına gizlemeyi en çok sevdiği yapısal hata türü tamlamalarla ilgili olandır. Cümlede yer alan "kültürel ve sanat alanındaki" ifadesini mercek altına alalım. "Ve" bağlacı, kendinden önceki kelime (kültürel) ile kendinden sonraki kelimeyi (sanat) aynı ortak tamlanana (yani "alanındaki" kelimesine) bağlamıştır.

Tek tek okuduğumuzda sistemin nasıl çöktüğünü görürsünüz: "Sanat alanındaki" ifadesi belirtisiz isim tamlamasıdır (sanat alanı) ve dil bilgisi kurallarına kusursuz uyar. Fakat bağlacın ilk kısmını tamlanana bağladığımızda "Kültürel alanındaki" diye absürt bir yapı ortaya çıkar. "Kültürel" kelimesi sıfattır ve sıfatlar tamlanan eki (iyelik eki olan -ı/-i) almazlar. Sıfatlar sadece ismi niteler, isimle "tamlanmazlar".

Düzeltilmiş Hali

Kurumumuz, gençlerimizin kültürel alandaki ve sanat alanındaki gelişimlerini desteklemek, onlara yeni ufuklar açmak amacıyla büyük projeler hazırlıyor.

Kural ve Açıklama

Bir sıfat ile bir ismin "ve, ile" gibi bağlaçlarla ortak bir tamlanana bağlanması yapısal bir bozukluktur. Sıfatlar, sıfat tamlaması kurar; isimler ise isim tamlaması kurar. İkisinin aldığı eklerin karakteri farklıdır. "Kültürel" bir sıfat olduğu için "kültürel alan" demeliyiz, "sanat" bir isim olduğu için "sanat alanı" demeliyiz. İkisini aynı iyelik ekine zorlamak, bir elmayı ve armudu aynı kabuğun içine sığdırmaya çalışmak gibidir. Dil bilgisinde her sözcük türü kendi kuralıyla hareket eder.

💡 Hocan İpucu

Sınavda bir cümlede "ve" bağlacının hemen önünde bir SIFAT, arkasında ise bir İSİM görüyorsan (Örn: Askeri ve lise öğrencileri, Siyasi ve ekonomi problemleri, Özel ve kamu kurumları) oraya kocaman bir yıldız at. "Ve" bağlacından önceki kelimeyi cümleden soyutla ve tamlanan isme tek başına bağla. "Özel kurumları" diyemiyorsan, bil ki tamlama hatasını tam kalbinden vurdun! Her iki kelimeye de tamlananı ayrı ayrı giydirerek kontrol et.


Mini Örnek 5: Nesne Eksikliği

Bozuk Cümle

Başarılı yazar, eleştirmenlerin kitapları hakkındaki acımasız yorumlarına her zaman değer verir, yeni eserlerini kurgularken büyük bir titizlikle dikkate alırdı.

Hata Tespiti

Bağlı veya sıralı cümleler, anlatım bozukluğu avcılarının en verimli alanlarıdır. Cümlemiz bir virgülden oluşuyor ve iki farklı yükleme ("değer verir" ve "dikkate alırdı") sahip. Birinci yükleme soralım: Yazar neye değer verir? Cevap: "yorumlarına". Bu kelime "-a/-e" yönelme hali eki almıştır ve cümlenin "dolaylı tümleci"dir.

Şimdi bu dolaylı tümleci, ortak bir ögeymiş gibi ikinci cümlenin fiiline (dikkate alırdı) bağlayalım: "Yazar, yorumlarına dikkate alırdı." Gördüğün gibi anlam çöktü. Çünkü "dikkate almak" eylemi "neye/kime" sorusunu değil, "neyi/kimi" sorusunu kabul eden geçişli bir eylemdir. İkinci cümlenin kendine ait, ismin belirtme hal ekini (-i) almış bir nesnesi olmak zorundadır. Ortak kullanım burada yapısal bir tıkanıklığa yol açmıştır.

Düzeltilmiş Hali

Başarılı yazar, eleştirmenlerin kitapları hakkındaki acımasız yorumlarına her zaman değer verir, yeni eserlerini kurgularken bu yorumları büyük bir titizlikle dikkate alırdı.

Kural ve Açıklama

Ortak öge kullanılan sıralı veya bağlı cümlelerde, birinci cümlenin dolaylı tümlecinin veya öznesinin, yapısı gereği farklı bir hal eki isteyen ikinci cümlenin fiiline doğrudan bağlanmaya çalışılması "Öge Eksikliği" yaratır. Her fiil her ekle geçinemez. Birinci fiil dolaylı tümleç ile tatmin olsa da, ikinci fiil nesne isteyebilir. Bu durumda ikinci cümleye mutlaka uygun bir nesne (onu, bunu, bu durumu vb.) eklenmelidir. Bu, cümlenin yapısal olarak sağlamlığını sağlar.

💡 Hocan İpucu

Virgülle ayrılmış iki eylem gördüğünde, cümlenin başındaki isme hiç güvenme! Birinci yüklem "yardım etti, inandı, güvendi, baktı" gibi dolaylı tümleç (-e hali) seven bir eylemse ve hemen ardından gelen ikinci yüklem "sevdi, beğendi, izledi, uyardı, dikkate aldı" gibi nesne (-i hali) seven bir eylemse, o virgülden sonraki boşluğa zihninden "onu / onları" kelimesini yerleştir. Cümle birden anlamlı hale geliyorsa, şıklarda hiç tereddüt etmeden "Nesne Eksikliği"ni işaretle geç.

Başlangıç önerisi

Önce konu özetini ve örnek çözümleri incele, sonra testten başla. Giriş yaparsan çalışma planı ve streak takibi otomatik aktif olur.

Konu Testi

KPSS Türkçe Anlatım Bozuklukları Test Çöz | KpssAsistanım | KpssAsistanım